TÜRKİYE

Kağızmanlı Hıfzı’nın “Sefil Baykuş” ağıdında üç farklı anlatım

Kars’ın Kağızman ilçesinde yetişen halk şairi Kağızmanlı Hıfzı’nın yaklaşık bir asırdır seslendirilen “Sefil Baykuş” ağıdının kime söylendiği konusunda farklı görüşler bulunuyor. Akademik çalışmalar ve biyografik kaynaklarda Ziyade, Suna ve Sona isimleri öne çıkıyor.

12 Ekim 2026 326 okunma 6 dk okuma
Kağızmanlı Hıfzı’nın “Sefil Baykuş” ağıdında üç farklı anlatım

Serkan URALLAR - BHA

Kars’ın Kağızman ilçesinde yetişen halk şairi Recep Hıfzı’nın, bilinen adıyla Kağızmanlı Hıfzı’nın en tanınmış eserlerinden “Sefil Baykuş” ağıdının hikâyesi, farklı anlatımlarla günümüze ulaştı.

Bazı kaynaklar ağıdı şairin amcasının kızı Ziyade’nin ölümüne bağlarken, başka anlatımlarda Suna adlı genç bir kadının hikâyesi öne çıkıyor. Kağızmanlı Hıfzı’nın ölümünün 100. yılı kapsamında 2018 yılında düzenlenen uluslararası sempozyumda ise eserin şairin eşi Sona için söylenmiş olabileceği görüşü de ele alındı.

Halk âşıkları tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan eser, müzik kayıtlarından akademik incelemelere kadar uzanan geçmişiyle Kağızman’ın kültürel hafızasındaki yerini koruyor.

Ağıdın hikâyesinde Ziyade, Suna ve Sona anlatımları

“Sefil Baykuş”un hikâyesine ilişkin kaynaklar incelendiğinde, anlatımlar arasındaki ayrılığın yalnızca isim farklılığından ibaret olmadığı görülüyor. Şiirin kime ithaf edildiği ve hangi olayın ardından ortaya çıktığı konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor.

Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde yer alan biyografide, Hıfzı’nın aynı mahallede büyüdüğü amcası Sail Bey’in kızı Ziyade’nin hastalık nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından ağıdı söylediği aktarılıyor. Aynı kaynakta, genç kadının ağzından söylenen cevap niteliğindeki şiirin de bulunduğu, ancak bu şiirin yalnızca sekiz dörtlüğünün günümüze ulaştığı belirtiliyor.

Suna anlatısı ise Hıfzı’nın gençlik yıllarındaki aşk hikâyesiyle ilişkilendiriliyor. Sefa Çelikörs’ün 2018’de yayımlanan akademik çalışmasında, “Sefil Baykuş”un arka planı Suna adlı genç kadının hikâyesi üzerinden ele alınıyor. Bu anlatıda, Hıfzı’nın sevdiği kadına kavuşamaması ve genç kadının daha sonra hayatını kaybetmesi ağıdın ortaya çıkışıyla ilişkilendiriliyor.

Eserin kime söylendiğine ilişkin üçüncü değerlendirme ise şairin eşi Sona üzerinde duruyor. Bican Veysel Yıldız’ın, Kağızmanlı Hıfzı’nın ölümünün 100. yılı kapsamında hazırlanan sempozyum bildirilerinde yer alan çalışmasının özetinde, ağıdın Hıfzı’nın eşi Sona için söylendiği görüşü araştırmanın temel iddialarından biri olarak ortaya konuyor.

Çalışmada, şairin ailesinden kişilerle yapılan görüşmelerin ve geçmişte yayımlanan kaynakların karşılaştırılmasının önemine dikkat çekiliyor.

Aynı sempozyum kapsamında yayımlanan Prof. Dr. Ali Duymaz’ın çalışmasında ise “Sefil Baykuş”un Ziyade’nin ölümüyle ilişkilendirilen anlatımı esas alınıyor. Hıfzı’nın eşi Sona’nın ölümü üzerine ayrıca bir ağıt söylediği belirtiliyor.

Bu kayıtlar, ağıdın kime söylendiği konusunda tek bir anlatımın bütün kaynaklarda kabul edilmediğini gösteriyor. Farklı anlatımlardan hangisinin tarihsel olayları en doğru şekilde yansıttığının belirlenebilmesi için aileden aktarılan bilgilerin, eski şiir derlemelerinin ve dönem yayınlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Kağızmanlı Hıfzı’nın kısa yaşamı ve eserleri

Recep Hıfzı, 1893 yılında Kars’ın Kağızman ilçesinin Toprakkale Mahallesi’nde doğdu. Kars İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde yer alan bilgilere göre küçük yaşta medrese eğitimine başladı ve dokuz yaşında hafızlık icazeti aldı.

Şiire genç yaşlarda yönelen Hıfzı, koşma, destan ve semai türlerinde eserler verdi. Biyografik kaynaklarda bir dönem Kağızman’ın kuzeyindeki Şaban köyünde imamlık yaptığı, daha sonra yeniden ilçeye döndüğü aktarılıyor.

Şairin yaşamı, Osmanlı Devleti’nin son döneminde Doğu Anadolu’da savaşların ve toplumsal çalkantıların yaşandığı yıllara denk geldi.

Hıfzı’nın 1918 yılında, yaklaşık 25 yaşındayken hayatını kaybettiği kaynaklarda ortak biçimde yer alıyor. Ancak ölüm tarihinin gün ve ayına ilişkin kayıtlarda farklılık bulunuyor. Kars İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü mart ayını işaret ederken, Kağızman Halk Eğitimi Merkezi’nin kayıtlarında 19 Nisan 1918 tarihi veriliyor.

Kısa yaşamına rağmen çok sayıda eser bırakan şairin günümüze ulaşan şiirlerinin sayısı da kaynaklara göre değişiyor. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü yaklaşık 50 şiirden söz ederken, Sait Küçük’ün 2007 yılında yayımlanan çalışması üzerinden aktarılan kayıtlarda 46 şiirin derlendiği belirtiliyor.

Halk âşıklarının yorumlarıyla farklı bölgelere yayıldı

“Sefil Baykuş”un günümüze ulaşmasında yazılı kaynakların yanı sıra farklı dönemlerde halk âşıkları tarafından seslendirilmesi de etkili oldu.

Uygar Önalan’ın Kağızmanlı Hıfzı’nın eserlerini seslendirenler ve besteleyenler üzerine hazırladığı çalışmada, ağıdın erken dönem aktarımında Kerem Bayşar’ın adı geçiyor. Sail Bey Kerem olarak da tanınan Bayşar’ın ardından eserin Kağızman’da Âşık Erdemi ve Sazcı Halil tarafından yaşatıldığı aktarılıyor.

İlçeye gelen âşıklar aracılığıyla farklı çevrelere taşınan ağıdın zamanla Doğu Anadolu’da tanındığı belirtiliyor.

Aynı araştırmada, eserin Sivas’a taşınmasında Âşık Ali İzzet Özkan’ın rolü olduğu, burada uzun hava biçiminde seslendirildiği ve Muzaffer Sarısözen tarafından derlenerek notaya alındığı bilgisi yer alıyor. Çalışmaya göre eser, TRT repertuvarına 0336 numarasıyla ve serbest usul kaydıyla girdi.

Önalan’ın araştırmasında, 1970’li yılların ilk yarısında Âşık Mevlüt İhsanî’nin ağıdı Kağızman tavrıyla, Âşık Gülâbî’nin ise Sivas tavrıyla plaklara kaydettiği belirtiliyor.

Prof. Dr. Esma Şimşek’in sempozyum bildirilerinde yer alan çalışmasında da eseri seslendirenler arasında Âşık Murat Çobanoğlu, Âşık Gülâbî ve Âşık Mevlüt İhsanî’nin yanı sıra Nuri Esentürk, Uğur Işılak, Tufan Alataş, Nazlı Öksüz, Hüseyin Öksüz, İzzet Yıldızhan, Tahir Erdoğdu, Mehmet Balaman ve Maksut Koca gibi sanatçılar sıralanıyor.

Âşık Yaşar Reyhani adına yayımlanmış “Sefil Baykuş” kaydının dijital müzik kataloglarında da bulunması, eserin farklı sanatçıların repertuvarlarında yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Pınar Kür’ün romanında ağıdın edebî izi

Kağızmanlı Hıfzı’nın “Sefil Baykuş” ağıdı, müzik ve sözlü kültür alanındaki yolculuğunun yanı sıra modern Türk edebiyatı üzerine yapılan araştırmalara da konu oldu.

Sefa Çelikörs’ün 28 Aralık 2018’de Folklor Akademi Dergisi’nde yayımlanan çalışması, Hıfzı’nın ağıdı ile Pınar Kür’ün 1979 tarihli Asılacak Kadın romanı arasındaki metinlerarası ilişkiyi inceliyor.

Araştırmada ağıdın trajik anlatımı ile romanın Melek karakterinin yaşadıkları arasında kurulan edebî bağlantı ele alınıyor.

Ancak söz konusu çalışma, ağıdın tarihsel olarak kimin için söylendiğini kesin biçimde ortaya koyan bir biyografi araştırmasından ziyade, şiirin modern romanla ilişkisini inceleyen edebiyat araştırması niteliği taşıyor.

Eski Kars dergileri de Hıfzı’nın izini taşıyor

Kağızmanlı Hıfzı’nın edebiyat tarihindeki yeri, şiir derlemelerinin ve akademik incelemelerin yanı sıra eski yerel yayınlar üzerinden de izlenebiliyor.

Kafkas Üniversitesi öğretim üyesi Adem Balkaya’nın sempozyum bildirilerinde yer alan “Doğuş ve Kars Eli Dergilerinde Kağızmanlı Hıfzı” başlıklı çalışması, iki yerel dergide şair hakkında yayımlanan yazıları ele alıyor.

Araştırmada, Doğuş dergisinde 1941 yılında ve Kars Eli dergisinde 1965 yılında yayımlanan yazılar incelenirken, iki dergide Hıfzı’ya ayrılan toplam altı yazı tespit edildiği belirtiliyor.

Çalışmada, dergilerin tam koleksiyonlarına ulaşmanın sınırlı sayıdaki arşivle mümkün olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu yayınlar, şairin ölümünden sonraki yıllarda da Kars’ın kültür ve edebiyat gündeminde yer aldığını gösteren yazılı kaynaklar arasında bulunuyor.

Ağıdın hikâyesinde yanıt bekleyen sorular

Mevcut biyografiler, akademik çalışmalar, yerel yayınlar ve müzik kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, “Sefil Baykuş”un hem edebî hem de sözlü kültür bakımından geniş bir geçmişe sahip olduğu görülüyor.

Buna karşılık ağıdın kime söylendiği konusundaki anlatım farklılıkları bütünüyle giderilmiş değil.

Ziyade, Suna ve Sona isimlerinin farklı kaynaklarda hangi bağlamlarda anıldığını ortaya koymak için eski derlemelerin karşılaştırılması, sempozyum araştırmalarının tam metinlerinin incelenmesi ve aile arşivlerinde bulunan belgelerin değerlendirilmesi önem taşıyor.

Ağıdın farklı sanatçılar tarafından seslendirilen kayıtları da ezgi ve söz aktarımındaki değişimleri araştırmak için ek malzeme sunuyor.

Kağızmanlı Hıfzı’nın mirası, yalnızca geçmişten kalan bir ağıdın yaşatılmasıyla sınırlı değil. Eser etrafında oluşan farklı anlatımlar, yerel hafızanın korunması, sözlü gelenek ile yazılı tarih arasındaki ilişki ve kültürel mirasın belgelerle değerlendirilmesi bakımından araştırılmaya devam ediyor.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

TÜRKİYE kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi