GÜNDEM

Cumhuriyet 103 yaşında: 29 Ekim'e uzanan tarihî yol

Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde 29 Ekim 1923'te ilan edilişinin 103'üncü yılını kutluyor. Millî Mücadele ile başlayan bağımsızlık yolculuğu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan tarihî kararla yeni bir döneme dönüştü. Peki, Cumhuriyet'in ilanına giden süreçte neler yaşandı?

29 Ekim 2026 376 okunma 4 dk okuma
Cumhuriyet 103 yaşında: 29 Ekim'e uzanan tarihî yol

ANKARA - BHA

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ardından 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet, 103'üncü yaşına ulaştı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, millî egemenlik ilkesini devletin yönetim biçiminin temeli hâline getirdi.

Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle ayrılması ve Anadolu'nun işgal edilmesinin ardından başlayan Millî Mücadele, yalnızca bağımsızlığın kazanılmasını değil, yeni bir devletin kuruluş sürecini de beraberinde getirdi.

Millî Mücadele'den millî egemenliğe

Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla başlayan Millî Mücadele süreci, Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi ile şekillendi.

Bu dönemde milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağı düşüncesi ön plana çıktı. Millî iradeye dayanan yeni bir yönetim anlayışının temelleri atıldı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması, Cumhuriyet'e uzanan yolda önemli bir dönüm noktası oldu. Millî Mücadele'nin yönetimini üstlenen Meclis, aynı zamanda yeni devletin siyasal ve hukuki yapısını oluşturmaya başladı.

20 Ocak 1921'de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu hüküm altına alındı. Böylece millî egemenlik anlayışı anayasal bir temele kavuştu.

Saltanat kaldırıldı, yeni devletin yolu açıldı

Millî Mücadele'nin 30 Ağustos 1922'de kazanılan Büyük Zafer ile askerî bakımdan belirleyici sonuca ulaşmasının ardından yeni devletin yönetim yapısına ilişkin adımlar hızlandı.

1 Kasım 1922'de TBMM tarafından saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti'nin monarşik yönetim sistemi sona erdi.

24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması, Türkiye'nin uluslararası alandaki bağımsızlığının tanınması bakımından önemli bir aşama oldu.

13 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent ilan edilmesinin ardından ise devletin yönetim biçiminin açıkça belirlenmesi konusu gündemin ön sıralarına yerleşti.

28 Ekim gecesi: "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz"

Ekim 1923'te yaşanan hükümet kurma bunalımı, mevcut yönetim sisteminin işleyişindeki sorunları ortaya çıkardı. Yeni hükümetin oluşturulamaması üzerine devletin yönetim yapısında değişikliğe gidilmesi gündeme geldi.

Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya Köşkü'nde yakın çalışma arkadaşlarıyla bir araya geldi.

Tarihî toplantıda, "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." sözleriyle ertesi gün atılacak adımı açıkladı.

Aynı gece İsmet Paşa ile birlikte 1921 Anayasası'nda yapılması öngörülen değişiklikler üzerinde çalışıldı. Hazırlanan düzenleme, yeni devletin yönetim biçiminin Cumhuriyet olarak belirlenmesini öngörüyordu.

29 Ekim 1923: Cumhuriyet ilan edildi

29 Ekim 1923 Pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından anayasa değişikliği oylamaya sunuldu.

Saat 20.30'da, oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamının kabul oyuyla Cumhuriyet ilan edildi.

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun birinci maddesine, "Türkiye Devletinin şekli hükümeti, Cumhuriyettir." hükmü eklendi.

Cumhuriyet'in ilanının ardından gerçekleştirilen seçimde Gazi Mustafa Kemal Paşa, 158 milletvekilinin oyuyla Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

Atatürk, Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."

Cumhuriyet 101 pare top atışıyla duyuruldu

Mecliste alınan tarihî karar, "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı.

Cumhuriyet'in ilanı, Ankara'da 101 pare top atışıyla duyuruldu. Haber kısa sürede ülkenin farklı bölgelerine ulaştı.

29 Ekim gecesi ve ertesi gün vatandaşlar, Cumhuriyet'in ilanını çeşitli kutlamalarla karşıladı.

Yeni yönetim biçimiyle birlikte devlet başkanlığı makamı belirlenirken Meclis hükümeti sisteminden parlamenter kabine sistemine geçiş yönünde önemli bir adım atıldı.

29 Ekim, 1925'te millî bayram oldu

Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihinde, bu günün her yıl resmî bayram olarak kutlanmasına ilişkin henüz bir yasal düzenleme bulunmuyordu.

1924 yılında çıkarılan kararnameyle Cumhuriyet'in ilanının özel bir program ve 101 pare top atışıyla kutlanması kararlaştırıldı.

19 Nisan 1925'te TBMM tarafından kabul edilen kanunla 29 Ekim, millî bayram ilan edildi. Böylece Cumhuriyet Bayramı'nın her yıl resmî törenlerle kutlanması yasal güvenceye kavuştu.

Cumhuriyet'in 103 yıllık mirası

29 Ekim 1923'te atılan tarihî adım, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal yapısında kapsamlı dönüşümlerin başlangıcı oldu.

Cumhuriyet'in ilanını izleyen yıllarda hukuk, eğitim, yönetim ve toplumsal yaşam alanlarında gerçekleştirilen düzenlemelerle yeni devletin kurumları şekillendirildi.

Aradan geçen 103 yılın ardından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye'nin dört bir yanında düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlanıyor.

1923 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan karar, millî egemenliğin esas alındığı yeni bir devlet düzeninin kuruluşunu simgeleyen tarihî dönüm noktası olma özelliğini koruyor.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi